Karizma Haber-karizmahaber.com

Yavuz Selim Demirağ Sinan Ateş cinayetindeki sessizliğin sırrını yazdı.

06 Ocak 2023 - 9:01
Yavuz Selim Demirağ Sinan Ateş cinayetindeki sessizliğin sırrını yazdı.

Yeniçağ Gazetesi yazarı, gazeteci Yavuz Selim Demirağ öldürülen Sinan Ateş’le ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Demirağ, “Sükut ikrardan gelir” dedi.

Sinan Ateş cinayetindeki sessizliğin sırrını Yavuz Selim Demirağ yazdı

Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. Olay Türkiye’de gündem olurken birçok isimden açıklama ve tepkiler de gelmeye devam ediyor.

Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ Ateş’in öldürülmesiyle ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

“DEVLET SUSKUN”

Demirağ yazısında, “Cinayeti işleyenler ise İstanbul-Maltepe-Gülsuyu’nun sabıka yüklü çetesi. 18 cinayet, sayısız gasp, uyuşturucu gibi kriminal suçların failleri… Türk siyasi tarihinde böyle yöntem ile işlenen belki de ilk cinayet… Lakin Anayasaya göre “Vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu devlet” suskun.” İfadelerini kullandı.

MHP’ye de vurgu yapan Demirağ,” Her fırsatta “MHP’liyim, liderimiz D. Bahçeli’ye bağlıyım” diyen Sinan Ateş’in ardından mensubu olduğu MHP’den “Çıt” yok.” Diye yazdı.

“SÜKUT İKRARDAN GELİR”

“Sükut ikrardan gelir” demiş büyüklerimiz.” Diyen Demirağ “Bir başka deyim ile susmak kabullenmektir. Bu “Susmak” İtalyan mafyasında “Omerta” diye bilinir. “Konuşursan ölürsün. Sadece sen değil tüm ailen ölür…” Yasaya bakar mısın! Canım memleketimde siyasete sirayet etmiş Omerta…” şeklinde yazdı.

“ATEŞ’İ GÖSTERİP HEDEFE OTURTTULAR”

Devamında ise Demirağ “Sinan Ateş’i siyasi rakip görenler bu olayın sorumlusu olarak Ateş’i gösterip hedefe oturttular. Ateş ile irtibat kuran, O’nunla dostluk-arkadaşlık yapanlar “Hain” ilan edildi.” Dedi.

DEMİRAĞ’IN YAZISININ TÜMÜ:

Başkentin göbeğindeki suikastta kurşunlanarak hayatını kaybeden kişi sıradan vatandaş değildi. On yıl boyunca MHP Genel Sekreteri İsmet Ataman’ın TBMM’de danışmanlığını yapıp, Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini yüklenmiş ve Hacettepe Üniversitesi’nin Doçent unvanlı öğretim görevlisi.

Cinayeti işleyenler ise İstanbul-Maltepe-Gülsuyu’nun sabıka yüklü çetesi. 18 cinayet, sayısız gasp, uyuşturucu gibi kriminal suçların failleri… Türk siyasi tarihinde böyle yöntem ile işlenen belki de ilk cinayet… Lakin Anayasaya göre “Vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu devlet” suskun.

Her fırsatta “MHP’liyim, liderimiz D. Bahçeli’ye bağlıyım” diyen Sinan Ateş’in ardından mensubu olduğu MHP’den “Çıt” yok.

İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı’nda derin sessizlik. Utanmadan, sıkılmadan yandaş medya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aileyi telefon ile arayıp, “Olayı sonuna kadar ortaya çıkaracağız” haberi yayınladı. Bu satırların yazıldığı 4 Ocak 2023 saat 22.30’a kadar Cumhurbaşkanının Ateş ailesini aramadığı, bizzat aile tarafından açıklandı. Bir televizyon programında bana da “Cumhurbaşkanı aramış” dediklerinde doğrusu umutlanmıştım. Demek ki saray da sessiz. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sinan Ateş’in babası ve eşini telefon ile aradıklarını bizzat kendileri açıkladılar ve olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söylediler.

“Sükut ikrardan gelir” demiş büyüklerimiz. Bir başka deyim ile susmak kabullenmektir. Bu “Susmak” İtalyan mafyasında “Omerta” diye bilinir. “Konuşursan ölürsün. Sadece sen değil tüm ailen ölür…” Yasaya bakar mısın! Canım memleketimde siyasete sirayet etmiş Omerta…

Oysa herkes her şeyi biliyor. Sinan Ateş’i kendilerine siyasi rakip görenlerin trolleri neredeyse 2 yıldır sosyal medya başta olmak üzere her platformda tehdit ediyordu. Bir yıl önce Ülkücülerin “Ak saçlısı Efendi Barutçu”, Devlet Bahçeli’ye mektup yazarak “Kan akmasının önüne geçmek için her iki tarafı da yanınıza çağırıp uyarın!” dedi. Cevap gelmeyince de her platformda bu mektubu yayınlayıp tarihe not düştü. Bu suikasta ışık tuttu. Yine kulaklarının üzerine yattılar. Mersin’deki menfur olayın daha mürekkebi kurumadı. Ne olmuştu Mersin’de hatırlayalım…

Sinan Ateş’in Ülkü Ocakları başkanlığından istifaya zorlanması üzerine Mersin Ülkü Ocağı Başkanı Çağrı Ünel… “Bu haksızlıktır. Kabul edilemez” mesajı attı diye anında görevden alındı. Ve “Cezalandırılma kararı” verildi. 50 yıllık tarihinde “Cezalandırma mekanizması” olmayan kuruluşta ne yazık 2004 yılından itibaren “Töre” bozulmuştu. “Genel Başkanın Muhafız Alayı” konumuna evrilmişti. Sinan Ateş buna da karşı çıkmıştı. Mersin’de Çağrı Ünel’i cezalandırılacak kişi bulunmadığı için Adana-Kadirli’den 8-10 kişilik gençler getirildi. Otelde misafir edildiler. Faturayı kimlerin ödediği de belli. Bir kaç günlük takip sonunda Çağrı Ünel eşi ile beraber bankamatikten para çekerken arkadan saldırılıp baldırından bıçaklandı. Ve bu esnada saldırganlardan birisi de cep telefonu ile olayı görüntülemekle görevliydi. Çağrı savunma içgüdüsüyle silahını çekip ateş açtı. Üç kişi vuruldu. İsmi Emrullah Kaplan olan 20 yaşındaki genç hayatını kaybetti. Emrullah’ın ailesine kan parası ödeme teklifini de unutmadık. Emrullah’ın gözü yaşlı annesi “Benim oğlum niye öldü?” diye gözyaşı dökerken olayı planlayanlar resmî açıklamada: “Arkadaşımızı sırtından vuran ve O’nu yönlendiren Fetöcüden hesap soracağız. İntikamını alacağız!” dediler. Kendisini korumak için ateş eden “Katil” sayıldı ve tutuklanarak cezaevine kondu. Halen yatıyor. Sinan Ateş’i siyasi rakip görenler bu olayın sorumlusu olarak Ateş’i gösterip hedefe oturttular. Ateş ile irtibat kuran, O’nunla dostluk-arkadaşlık yapanlar “Hain” ilan edildi.

15 Temmuz’dan sonra en ucuz yafta “Fetöcü” olmuştur. Kaynana sevmediği damadını, Fetöcü diye ihbar etmiştir. En pahalısı ise “Fetö Borsası”dır. Fetö borsasından iktidara yakın avukat, milletvekilleri ve bazı yöneticilerin milyonlarca dolar para aldığı iddiası önemli ölçüde doğrulanıyor. Merhum Sinan Ateş’i suikasttan önce Fetöcülükle suçlayanlardan bazı önemli isimlerinde Fetö borsasından milyon dolarlar götürdüğü kulislerde tanıkları ile konuşuluyor. Kısa özetle; Sinan Ateş’in kaleminin kırılma sürecini hatırladıktan sonra adım adım Ateş suikastının aşamalarını yazmaya devam edeceğiz…

BEYKOZ’DA YAKALANDI

Öte yandan cinayete kurban giden  Ateş’in cinayetinin azmettiricisi yakalandı. Beykoz’un İshaklı köyünde yakalanan Dodo lakaplı Doğukan Çep, Hasan Ferit Gedik cinayeti davasında 35 yıl 4 ay hapis cezası almış ve aranıyordu.

Cinayetin azmettirici Doğukan Çep’in cinayetle ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alınan MHP İstanbul il yöneticisi Ufuk Köktürk ile fotoğrafları da ortaya çıktı.

İLGİLİ HABERLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.