Karizma Haber-karizmahaber.com

Şakkadanak Batırel nasıl yağ yakacağını şaşırdı.

23 Temmuz 2022 - 14:26
Şakkadanak Batırel nasıl yağ yakacağını şaşırdı.

Şakkadanak Batırel nasıl yağ yakacağını şaşırdı. Merkez Bankası’nı eleştirirken Erdoğan’ı eleştirdi, sonra hemen toparladı

‘Şakkadanak’ çıkışıyla tanınan ekonomi yazarı Necmettin Batırel, Merkez Bankası’nın son aldığı faiz kararına ilişkin eleştirilerde bulundu. Batırel, “Türkiye’nin hakkını korumak için çırpınan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a laf söyletiyorsunuz.” dedi.

Haber Giriş: 23 Temmuz 2022 Cumartesi – 14:18
Takip Et

Necmettin Batırel’den Merkez Bankası’na sert eleştiri: Cumhurbaşkanı Erdoğan’a laf söyletiyorsunuz

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 14’te sabit bıraktı.

Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14’te sabit tuttu. Böylece TCMB, üst üste yedinci kez Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizi değiştirmemiş oldu.

‘Şakkanadak dolar satarım’ çıkışıyla tanınan Necmettin Batırel bugünkü yazısında Merkez Bankası’nı sert bir dille eleştirdi.

AKP’nin ekonomi yönetimine yaptığı övgülerle ve tuhaf çıkışlarıyla gündemden düşmeyen ekonomi yazarı Necmettin Batırel, TCMB’nin son faiz kararına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Batırel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aksine faiz artışını savunarak TCMB’ye sert eleştirilerle yüklendi.

“FAİZ ARTTIRMAK GEREKİYORSA BUNU GÖZÜNÜZDEN YAŞLAR AKARAK DA OLSA YAPACAKSINIZ”

Türkiye yazarı Necmettin Batırel, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 14’te sabit bırakmasının bankalara yaradığını ifade etti.

Batırel, “15 Eylül’de 8,44 olan dolar kuru bugün 17,70’e yükseldi. 10 ayda Türk lirası tam %110 değer kaybetti. Enflasyonu 40 puan aştı. Kurların yükselmesiyle enerji faturamız katlandı, ithal ürünlerin fiyatı tavana çıktı. Etiketler yaz ortasında bile küçülmüyor.. Paranın değeri böyle mi korunur? Her şeyi siyasetin sırtına yükleyerek, benim adım Hıdır elimden gelen budur, diyerek koltuğa oturup maaşını alarak para yönetimi olmaz! Faiz arttırmak gerekiyorsa bunu gözünüzden yaşlar akarak da olsa yapacaksınız. Piyasayı siz yönlendireceksiniz. Oysa şimdi ne derlerse onu uygulayan robot gibi hareket ediyorsunuz! Hep geridesiniz. Ülkenin istikbaliyle oynuyorsunuz!..” diye yazdı.

“BU KARAR BANKALARIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEKTEN BAŞKA BİR İŞE YARAMADI”

Necmettin Batırel, yazısında, “Merkez Bankası, emtia fiyatlarının düştüğü, petrolün gevşediği tahıl koridorunun açılmasına öncülük ederek gıda krizini çözdüğümüz, Avrupa’ya enerji köprüsü olduğumuz bir dönemde tarihî fırsatı tepti, faizi değiştirmedi, bir çuval inciri berbat etti! Banka kendince iyi yaptığını, siyasi otoriteyi memnun ettiğini düşünüyor.Karar metninde klasik ifade (makro ihtiyati tedbirler kararlılıkla uygulanacak, gerekirse ilave tedbirler devreye alınacak) denilerek güya yüreklere su serpildi. Ama aslında bu karar bankaların ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramadı. Yine merkez bankasından %14 faizle para alacaklar, yine bunu %30-35 faizle satacaklar. İlk çeyrekte %400’e varan kazançları ikinci çeyrekte de devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“PARANIN DEĞERİ BÖYLE Mİ KORUNUR?”

“Merkez Bankasının araç bağımsızlığı vardır. Bu ne demek?” ifadesini kullanan Necmettin Batırel, şunları söyledi:

“Yasayla belirlenmiş olan nihai hedefe ulaşmak için para politikası araçlarını ve yöntemlerini, hükûmetin veya başka bir otoritenin onayına gerek duymadan serbestçe seçebilme hakkı, demek. Merkez Bankası bu hakkını kullanıyor mu? Hayır! Peki bunun faturasını kim ödüyor? 85 milyon vatandaşla birlikte siyasi otorite… Hayat pahalılığı sürekli artıyor. Muhalefetin eline büyük koz veriliyor. Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası Başkanını süs diye mi seçti? Türk lirasını güçlendirecek tedbirleri al, dedi. Vatandaşın dövize yönelmesini önle dedi. Enflasyonu düşürecek kararları hayata geçir, dedi. Sen ne yaptın? 4 ayda politika faizini %19’dan %14’e düşürdün, sonra defteri kapattın. 15 Eylül’de 8,44 olan dolar kuru bugün 17,70’e yükseldi. 10 ayda Türk lirası tam %110 değer kaybetti. Enflasyonu 40 puan aştı. Kurların yükselmesiyle enerji faturamız katlandı, ithal ürünlerin fiyatı tavana çıktı. Etiketler yaz ortasında bile küçülmüyor.. Paranın değeri böyle mi korunur? Her şeyi siyasetin sırtına yükleyerek, benim adım Hıdır elimden gelen budur, diyerek koltuğa oturup maaşını alarak para yönetimi olmaz! Taşın altına sadece elinizi değil tüm gövdenizi koyacaksınız. Faiz arttırmak gerekiyorsa bunu gözünüzden yaşlar akarak da olsa yapacaksınız. Piyasayı siz yönlendireceksiniz. Oysa şimdi ne derlerse onu uygulayan robot gibi hareket ediyorsunuz! Hep geridesiniz. Ülkenin istikbaliyle oynuyorsunuz!..

Kısa sürede varlık fonu ve TMSF üzerindeki şirketler satışıyla büyük döviz girişi yaşanacağını, ayrıca 55 milyar dolarlık SWAP anlaşması yapılacağını duydunuz, rahatladınız. Ama faizi sabit bırakarak ülkeyi 1 milyar dolar zarara uğratacağınızı biliyor musunuz? Nasıl mı? Kur 17,80 TL iken SWAP yapmak mı ülkeye kazandırır, yoksa 14,80 TL’ye düştüğü zaman mı?”

“KURLARIN YÜKSEK KALMASI HAZİNENİN SIRTINDAKİ YÜKÜ DE ARTTIRIYOR”

Türkiye yazarı Necmettin Batırel, “Bunu niye söylüyorum, eğer faiz artırımına gidilseydi, piyasada dengeler değişecek, bu kararın arkası gelecek beklentisi oluşacak, kurlar gevşeyecekti. Şimdi tam tersi oldu. Kurların yüksek kalması hazinenin sırtındaki yükü de arttırıyor.” dedi.

“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A LAF SÖYLETİYORSUNUZ”

Batırel sözlerini şöyle tamamladı:

“Avrupa merkez bankası 11 yıl aradan sonra faizi 50 baz puan arttırdı. ABD Merkez Bankası 1994’ten bu yana en yüksek oranda faiz artışına gitti. 27 Temmuz’da 100 baz puan arttırdığı zaman dolar/TL 18,00’i aşacak. Görmüyor musunuz, Societe Generale yıl sonunda dolar 22 lira olacak diye rapor yayınlıyor. Kurların yüksek kalması cari açığın artmasına yol açıyor. Bunu kapatacağım diyerek toplam rezervleriniz 98,7, net rezervleriniz 6,1 milyar dolara geriledi… En çok neye üzülüyorum biliyor musunuz? Gecesini gündüzüne katarak, Türkiye’nin hakkını korumak için çırpınan, terörün kökünü kurutan, dev projelerle donattığı ülkemizi bölgesel güç hâline getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’a laf söyletiyorsunuz, onun işini zorlaştırıyorsunuz! O bunu hiç hak etmiyor… Son söz: Sorumluluk almaktan kaçarak kurtulamazsınız. Boşuna söylememişler: “At binenin, kılıç kuşananındır…”

İLGİLİ HABERLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.