Karizma Haber-karizmahaber.com

Kılıçdaroğlu: Mahir Ünal’ın anlayışı SADAT anlayışıdır

25 Ekim 2022 - 17:25
Kılıçdaroğlu: Mahir Ünal’ın anlayışı SADAT anlayışıdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Mahir Ünal’ın anlayışı SADAT anlayışıdırfacebook sharing button

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Bizim kişisel bir hırsımız yok. Biz bu ülkenin büyümesi, kalkınması, her evde huzurun olması için mücadele eden bir partiyiz. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kavga değil, huzur istiyoruz” dedi.

Avukat Filiz Saraç’ı, İstanbul Barosu Başkanı seçilmesi üzerine tebrik eden Kılıçdaroğlu, “Gezici mahkemeler istemiyoruz, onlara son vereceğiz. Adalet neredeyse onu arayıp bulacağız. Bu ülkeye adaleti getireceğiz” diye konuştu.

GEZİ TUTUKLULARINA SELAM

Gezi davasını gündeme getiren Kılıçdaroğlu, “6 aydır içerdeler” dedi ve hapisteki Gezi tutuklularına selam yolladı.

Bartın’daki maden faciası ile ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “41 insanın hayatına mal oldu hala ortada bir sorumlu yok. Soma’da olduğu gibi kapatmak istiyorlar” dedi.

MAHİR ÜNAL’A SERT TEPKİ

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyeti ve Harf Devrimi’ni hedef alan AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal’a tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Yuh çekmeyin, sizin nefesinize yazık, tarih bilmiyorlar, hurafelerle tarih öğrenilmez. Bu anlayış SADAT kafasıdır. Senin diline hakaret eden bir adamla senin ne işin var” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bütün karamsarlığına rağmen güzel imzaların da atıldığı bir Türkiye’deyiz. İstanbul Barosu seçimleri yapıldı, ilk kez bir kadın İstanbul Baro Başkanı oldu. Filiz Faraç. Kendisini kutladım ama önemli olan şu bütün CHP’nin kendisini kutladığını ifade etmek için de buradan tekrar kendisini kutluyorum.

Bizim kişisel bir hırsımız yok. Biz bu ülkenin kalkınması için Türkiye’de huzurun olması için mücadele eden bir partiyiz. Adaleti yeniden inşa etmek istiyoruz. Gezici mahkemeler istemiyoruz. Kimin davası nereye düştü. Oradaki hakim vicdanı ile karar verecek. Saray’ın istediğine göre değil. O zaman gezici mahkemeyi değiştirelim oradaki hakimleri alalım yeni bir heyet tayin edelim, çünkü saray onun mahkum edilmesini istiyor. Bu gezici mahkemelerine de son vereceğiz. Adalet neredeyse onu arayıp bulacağız. Yargıç mı? Yargı dünyasına eğileceğiz.

‘GEZİ’YE SELAM GÖNDERMEK BOYNUMUN BORCUDUR’

Gezi aileleri burada onlara da hoş geldiniz diyorum. Allah aşkına Gezi olayları TC devletinin, TC vatandaşlarının haksızlık karşısında yükselttikleri bir sestir. Ve bu ses bir bayraktır ve bu bayrak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bayrağıdır, demokrasi, adalet bayrağıdır. Milyonlarca gencimizin adalet istediği bir bayrak, bir sözdür o Yargılanıyorlar arkadaşlarımız. Yurt dışından geldiler bazıları. 13. Ağır Ceza Mahkemesi bir soru bile sormadı. Özellikle geçmişte AK Parti’ye oy verenlere sesleniyorum, MHP’ye oy verenlere sesleniyorum, hakim bir tek soru dahi sormuyor. İki bir tek tanık bile dinlemiyor. Üç, bir delil var mı yok mu bunu bile araştırmıyor. Vicdan sahibi olanların vicdanına havale ediyorum bu duruşmayı. Ama ahdimdir ne olursa olsun bedeli ne kadar ağır olursa olsun bu ülkeye adaleti ya getireceğim ya getireceğim. Ortası yok bu işin. Vera’yı babasıyla buluşturacağım, ahdim var. Gerçekten de bizim demokrasi tarihimizin onurlu bir sayfası olan Gezi’ye buradan selam göndermek de benim boynumun borcudur.

Amasra’da facia oldu. 41 kişi hayatını kaybetti. Kim bu işin sorumlusu. 41 kişinin hesabını kim verecek. Yetimlerin hesabını kim verecek. Asıl fail belli değil. Bu konuda bir rapor hazırladık. Madenlerdeki faciaları artıran nedenlerin başında havalandırma sistemi geliyor. Orası ağlama duvarı değil. Siz görevinizi yapacaksınız. 41 aileye de Amasralılara da benim sözüm var. Bunların hesabını mutlaka soracağız.

Açık ve net söylüyorum AK Parti iktidarları yeni bir fabrikayı yapabilecek düşünceye sahip değiller. Onlar tam anlamıyla bir yıkım ekibidirler. Her şeyi yakıp yıktılar. Bütün fabrikaları. Öyle bir tablo var ki Ulusal Süt Konseyi yaptılar, güzel. Süt fiyatını belirleyecekler. Ama bu konseyin başındaki kişinin fabrikası var. Yani ne kadar ucuza süt alırsa o kadar ucuz alacak. Fiyatı artırmıyor bir türlü. O zaman süt üreticilerine benim bir çift sözüm var. Neden bu konseyin başında süt üreticilerinden biri yok da fabrika sahibi var? Sözüm söz kim o işin erbabıysa o konseyin başına süt üreticilerinden birini getireceğiz başına.

Sivas Anadolu’nun tarihi. Sivas’ın 1233 köyü var. Köy sayısı açısından Türkiye’de bir numara. Ve Sivas Tokat gibi göç veren bir kent. İnsanlar büyük kentlerin varoşlarında iş arıyorlar. 22 okul 2020 Temmuz ayında yıkılmış. Şimdi 2022 yılındayız. Hâlâ ihalesi yapılmış değil. Sivaslı kardeşlerime söyledim, Milli Eğitim Bakanlığı’na da açık çağrı yaptım, şimdi yeniden çağrı yapıyorum. Bu 22 okulun arsalarını bize teslim edin, size bir yıl içerisinde o okulları yapacağız, donanımızı yapacağız her şeyi mükemmel olacak ve o okulları Milli Eğitim Bakanlığı’na teslim edeceğiz. Yapamıyorlar. Biz iktidar değiliz ama yapıyoruz. 20 okulu yapmayı beceremeyen bir iktidar TC devletini sağlıklı yönetebilir mi?

‘DÜNYA İLE YARIŞMAK BUNLARIN HADDİ DEĞİL’

Dünyayla yarışmak bunların haddi değil. Dünya ile yarışmak için senin katma değeri yüksek ürün üretmen lazım, senin üniversitelerinin bilgi üretmesi lazım. Demir Çelik Fabrikası Sivas’ta, binlerce kişinin gelir kaynağı. Şimdi bu fabrikayı aldılar bir mafyaya teslim ettiler. Mafya ile bunların araları çok iyi biliyorsunuz. Özellikle de uyuşturucu mafyasıyla. Şunu söyledim. Allah nasip eder de iktidar olursak göreceksiniz bu fabrikaya el koyacağız. Bu fabrika geçmişte olduğu gibi yine çalışacak, işçiler iş başı yapacak. Fabrikanın bacaları tütecek. Burada demir üretilecek. Türkiye en azından dışarıdan hurda demir bile üretmeyecek. Kendimiz yapacağız. Bunlar çalıştıramazlar Sivaslı kardeşim. Sen yetki vereceksin bize. Sivas Belediye Başkanlığı’nı bize verin Sivas’ı en az beş yıl içinde büyükşehir belediyesi haline getirelim. Her soruna talibiz, birikimle çözmeye talibiz.

Bir umutsuzluk dalgası var. Bu dalgayı yok edeceğiz inşallah. Teşvik yapmışlar bunlar. Yeni bir sanayi bölgesi var. Nuri Demirağa’nın adını vermişler çok teşekkür ederiz. Oraya 28 Aralık 2021 tarihli bir kararname ile orası cazibe merkezi ilan edilmiş. Diğer sanayi bölgeleri ilan edilmemiş. Doğal olarak Sivaslı üretici diyor ki nasıl rekabet edeceğim. Bir il teşvik açısından ikiye bölünür mü, çifte standart olur mu! Bunu da kaldıracağız. Hızlı tren açacağız demişler. Sivaslı kardeşime söyledim, bu kadar yalana yeter deyin.

‘BÜTÜN TAŞERON İŞÇİLERİNİ KADROYA GEÇİRECEĞİZ’

Türkiye’de hangi kurumda olursa olsun bütün taşeron işçilerini kadroya geçireceğiz. Devlet taşeron mu çalıştırır ya!

MAHİR ÜNAL’IN AÇIKLAMLARINA TEPKİ: BU ANLAYIŞ SADAT KAFASI ANLAYIŞIDIR

Yuh çekilecek pozisyonda da değil sizin nefesinize yazık. Tarih bilmiyorlar hurafelerle tarih öğrenilmez. Halkın ne konuştuğunu dahi bilmiyorlar. Ya sen hiç Karacaoğlan’ı dinlemedin mi kardeşim. Bu insanlar tertemiz Türkçeyle ne yazdılarsa bugün biliyoruz ya. Sen Yunus’u bile bilmiyorsun. Bugün parantez açalı Bahçeli buna sözde çok kızmış. Ne olacak koşa koşa gidecek yine kucaklayacak. Bu anlayış ne anlayışıdır biliyor musunuz? Bu anlayış SADAT kafasının anlayışıdır. TC devletini kaldıracağız ASRİKA diye bir devlet kuracağız, başkenti İstanbul olacak, dili de Arapça olacak. Aynı kafa. İtiraz mı ettiler? Etmediler. Ama ne olur benim milliyetçi tabanım öbür tarafa kaymasın diye arada bir işaret fişeği atayım sonra arka kapıdan yine kucaklaşacağız. Milliyetçilik vatanseverliktir, senin diline hakaret eden senin dilini küçümseyen bir adamla senin ne işin var? Hâlâ grup başkanvekili, ne olacak ki! Ama bu tür insanlara en güzel cevabı Gazi Mustafa Kemal Atatürk vermiş. ‘Biz cahil dediğimiz zaman mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi hiç okumak bilmeyenlerden de hakikatı gören gerçek alimler çıkabilir.’ Daha ne desin ya!”

uda bir rapor hazırladık. Madenlerdeki faciaları artıran nedenlerin başında havalandırma sistemi geliyor. Orası ağlama duvarı değil. Siz görevinizi yapacaksınız. 41 aileye de Amasralılara da benim sözüm var. Bunların hesabını mutlaka soracağız.

Bu fabrikanın önünde bir toplantı yaptım. Sendika temsilcisi de geldi pancar ve tütün üreticileri de geldi. Hepsine söz verdim. Şunu söyledim; ’20 yıldır AK Parti hükümetlerinin yaptığı bir tek fabrika var mı?’ Mesela gübre fabrikası, mesela şeker fabrikası yaptın mı? Şimdi bütün çiftçilere söylüyorum, gübreyi alıyorum pahalı diyorsun, gübre fabrikasını niye yapmıyorlar diye soracaksın? Bu devlete Allah rızası için bir tek fabrika dahi yapmadılar. Ama yapılanların tamamını sattılar ve yediler.

Açık ve net söylüyorum AK Parti iktidarları yeni bir fabrikayı yapabilecek düşünceye sahip değiller. Onlar tam anlamıyla bir yıkım ekibidirler. Her şeyi yakıp yıktılar. Bütün fabrikaları!

Bir umutsuzluk dalgası var. Bu dalgayı yok edeceğiz inşallah. Teşvik yapmışlar bunlar. Yeni bir sanayi bölgesi var. Nuri Demirağa’nın adını vermişler çok teşekkür ederiz. Oraya 28 Aralık 2021 tarihli bir kararname ile orası cazibe merkezi ilan edilmiş. Diğer sanayi bölgeleri ilan edilmemiş.  Doğal olarak Sivaslı üretici diyor ki nasıl rekabet edeceğim. Bir il teşvik açısından ikiye bölünür mü, çifte standart olur mu! Bunu da kaldıracağız. Hızlı tren açacağız demişler. Sivaslı kardeşime söyledim, bu kadar yalana yeter deyin.”

Ayrıntılar geliyor….

 

İLGİLİ HABERLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.