Karizma Haber-karizmahaber.com

İYİ Parti’nin tarımsal kuraklık önergesine AKP ve MHP’den ret

11 Ocak 2023 - 21:25
İYİ Parti’nin tarımsal kuraklık önergesine AKP ve MHP’den ret

İYİ Parti’nin tarımsal kuraklığın araştırılması talebiyle verdiği önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

İYİ Parti’nin tarımsal kuraklığın araştırılması talebiyle verdiği önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Kuraklık kaynaklı yalnızca Konya’da 2.600 civarı obruk oluştuğu tahmin ediliyor.

AKP ve MHP İYİ Parti’nin tarımsal kuraklık önergesini reddett

İYİ Parti tarafından “tarımsal kuraklığın araştırılması” talebiyle verilen araştırma önergesi TBMM’deki tartışmaların ardından AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş verilen önerinin gerekçesini açıklarken yalnızca Konya’daki obruk sayısının 2.600’ü bulduğunu belirterek; Konya Havzası, Büyük Menderes ve Kızılırmak havzalarının ciddi şekilde kuraklık sinyali verdiğini belirtti.

İYİ Parti’nin “tarımsal kuraklığın araştırılması” önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

TBMM Genel Kurulu’nda bugün, İYİ Parti’nin tarımsal kurak konusunda daha önce verdiği araştırma önergesinin diğer önergelerin önüne alınması önerisi görüşüldü.

Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, şunları söyledi:

“KONYA’DA OBRUK SAYISI 2 BİN 600’Ü BULDU”

– Dünya üzerinde giderek artan iklim krizinin olumsuz etkileri ülkemizde de artarak devam etmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün Türkiye raporuna göre; Orta Anadolu’da yer altı sularının çekilmesiyle ve toprağın çökmesiyle oluşan obruklar, uzun dönem kuraklarının emareleri olarak ortaya çıkmaktadır.

– Özellikle Konya Karapınar bölgesinde geçen yıl sonu itibariyle obruk sayısı 500’ü aşmıştır. Konya genelinde ise farklı yerlerde oluşan irili ufaklı obruk sayısı 2 bin 600’ü bulmuştur.

– Oluşan obruklar, bölgede hem tarımda hem de yerleşim alanlarında tehlike arz etmektedir. Obruklar, yaygın olarak Konya’da görülmekle beraber Sivas, Batman, Çankırı, Eskişehir, Diyarbakır, Manisa ve Afyon gibi illerimizde de görülmeye başlanmıştır.

– Yapılan araştırmalara göre Konya havzası, Büyük Menderes ve Kızılırmak havzaları kuraklık sinyali veriyor. Bu havzalardaki yüzey sularının 2030 yılında yüzde 20’si, 2050 yılında yüzde 35’i ve 2100 yılında yüzde 50’si kaybolacaktır.

“GÖLLERİMİZ KURUYOR, YER ALTI SU KAYNAKLARIMIZ AZALIYOR”

– Göllerimiz kuruyor, yer altı su kaynaklarımız azalıyor. Ülkemizi yönetenler, maalesef bu hususlarda hiçbir tedbir almıyor. Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü, son 20 yılda 112 kilometrekare küçülmüştür.

– Ortalama su derinliği, 26 metreden 5,5 metreye düşmüştür. Yani Beyşehir Gölü’nün beşte biri yok olmuştur. Defalarca ifade ettim ‘Beyşehir Gölümüz kuruyor, kirleniyor’ diye, ancak sesimizi kimseye duyuramadık.

– Diğer taraftan Göller Bölgesi’ndeki pek çok göl kurumuştur. Akşehir ve Meke Gölü, kuruyan göllerimizin başındadır. Konya Ovası’nın en büyük sorunun su olduğunu defalarca dile getirdim. ‘Bize Kanal İstanbul değil, Kanal Konya, Kanal GOP gerekir’ diye ısrarla söyledim.

– Türkiye, su stresi yaşayan ülkelerin başında gelmektedir. Bu nedenle ülkemizin su kaynaklarının doğru kullanılması son derece önemlidir. İsraf etmeden tatlı su kaynaklarımızı koruyarak bir damla suyumuzu dahi denizlere akıtmamız lazım.

– Yükselen sıcaklıklar ve yağış rejiminin değişmesi, tarımsal ürünleri doğrudan etkilemektedir. Bu durum, tarımsal alanların sulanması için kullanılan sulara erişimi de etkilemektedir. Ülkemiz, iklim krizinden bağımsız olarak bir de kuraklık sorunu yaşamaktadır.

– Kuraklığın tarım ürünleri üzerindeki doğrudan etkileri, yağmur suyuna bağımlı ve sulama sistemleriyle yapılan tarım ürünlerinin miktar ve kalitesinin düşmesine de sebep olmaktadır.

– Bütün bu etkiler göz önünde bulundurulduğunda iklim değişikliği; tarımı, gıda üretimini ve gıda kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir.

– Türkiye’de geçtiğimiz yıl İç Anadolu Bölgesi’nde yaşanan yoğun kuraklık, tarımsal üretimi önemli ölçüde azaltmış, olumsuz yönde etkilemiştir.

– Türkiye, 2023 yılında da şu ana kadar maalesef görünen o ki yine kuraklık sorunuyla karşı karşıya kalacaktır. Özellikle hububat üretimi açısından yağışların ciddi oranda azalması endişe vericidir.

– Yeterli hububat üretilmemesi, gıda güvenliği açısından ciddi bir tehlike arz etmektedir. Gelecek yıllarda, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerimiz başta olmak üzere iklim değişikliğinden olumsuz etkileneceğimiz de uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

“AKP MAALESEF BAŞARISIZ OLMUŞTUR”

– AKP iktidarı, tarıma ve çiftçilere yeterli desteği sağlamadığı gibi kuraklıkla ilgili mücadelede de maalesef başarısız olmuştur. 2023 yılı bütçesinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne sadece 51 milyar lira ayrılması, iktidarın maalesef kuraklıkla mücadelede ve su konusunda samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır.

– Dünya Tarım Örgütü, (FAO), iklim değişikliği senaryolarından hareketle alınabilecek önlemlerin bazılarını şöyle sıralamaktadır: Tarımsal kuraklık için afet analizlerinin daha güvenilir veriler elde edilebilecek şekilde yapılması; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik verimliliğinin iklim değişikliği etkilerine karşı korunması, tarımda kullanılacak olan su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde planlanması, kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerinin geliştirilmesi ve sayılarının artırılmaları gerekmektedir.

CHP’DEN HAVZA BAZLI ÜRETİCİ MODELİ ÖNERİSİ

CHP adına söz alan Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel de şunları söyledi:

– İklim krizi nedeniyle her yıl daha fazla afete maruz kalıyoruz. Kuraklık da iklim krizi nedeniyle etkisini her geçen gün daha da artırıyor. Geçtiğimiz yıllarda yağışlar, mevsim normallerine göre çok düşük seviyede kalmış durumda.

– Özellikle bu yıl da bunu çok ağır bir biçimde hissediyoruz. Hububatta rekoltenin çok düşük olacağını tahmin ediyoruz. Hububat tarımı yapan çiftçilerimiz, kışın ortasında, ocak ayında yağışlar yağmadığı için tarlalarını suladıklarını söylüyorlar. Sulama imkanı olmayan çiftçilerimiz ise ‘Allah’ın rahmetine kaldık’ diyerek bu yıl üründen vazgeçtiklerini belirtiyor.

– Türkiye, su zengini bir ülke değil. Kuraklıkla ilgili yapmamız gerekenler var. Yaşanan iklim kriziyle birlikte su kaynaklarımız tehdit altına girdi. Konya’ya gittiğinizde, çekilen yer altı suları nedeniyle oluşan obruklara denk gelirsiniz.

– Bunun sebebi, vahşi sulama ve yer altı sularının çekilmesidir. Artık bir planlama yapmak zorundayız. Kuraklığa dayanıklı çeşitleri geliştirmemiz gerekiyor. Suya ihtiyaç duyan ürünlerin üretimini azaltmamız, yeni çeşitler oluşturmamız gerekiyor. Sulama yatırımlarının hızla hayata geçirilmesi gerekiyor.

– Havza bazlı üretici modeline geçmek zorundayız. Biz, iktidarımızda havza bazlı desteklerle; gölet, baraj ve sulama sistemleri yatırımlarıyla planlı bir tarım yapacağız. İktidarımızda tüm çiftçilerimize rahat bir nefes aldıracağız.

ÖNERİ REDDEDİLDİ

İYİ Parti’nin önerisi, görüşmelerin ardından AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. (ANKA)

İLGİLİ HABERLER
kaynak: yeniçağ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.