Karizma Haber-karizmahaber.com

Akşener: Milliyetçinin yapması gereken fakir insan bırakmamak kayırmaya son vermek

07 Ocak 2023 - 16:57
Akşener: Milliyetçinin yapması gereken fakir insan bırakmamak kayırmaya son vermek

Meral Akşener: Milliyetçinin yapması gereken fakir insan bırakmamak kayırmanın önüne geçmektir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Muğla il kongresine katıldı. Akşener, kongrede çarpıcı açıklamalar yaptı. Akşener, “bşey bu ülkenin insanlarının refahını sağlamaktır. Zenginliği doğru dağıtmaktır, fakir bırakmamaktır.” dedi.

Meral Akşener: Milliyetçinin yapması gereken fakir insan bırakmamak kayırmanın önüne geçmektir

Berk Ertan- Buket Demirel- İbrahim Cancan \ Yeniçağ -Muğla

Alınan kararla Türkiye genelinde il kongrelerini gerçekleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katılımlarıyla Muğla il kongresini gerçekleştirildi. Muğlalı ve partililer tarafından büyük ilgi ile karşılanan Akşener, mevcut İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe’nin tek adaylığı ile gidilen seçimde salondakilerde hitapta bulundu.

BU MÜCADELENİN NASIL BİR MÜCADELE OLDUĞUNU GENÇLER UNUTMAYACAKSINIZ. SİZ UNUTURSANIZ CUMHURİYET YIKILIR

Akşener’in açıklaması şöyle:

Nereden, nereye.. Biz 5 yıl evvel yola çıktığımızda denildi ki bu partiyi kurdurmazlar. Burayı şereflendiren sizlerin; kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla erkeğiyle ortaya koyduğu irade neydi? “Hayır, bu partiyi biz kurarız. Ne yaparsanız yapın kurarız. Biz milletiz, biz millet iradesiyiz ve millet iradesi İYİ Parti’yi kurma kararı vermiştir, hadi bakalım elinizden geleni yapın da görelim” dediniz ve başardık, başardınız. Ama sizler zora talip oldunuz. 2017’de partimiz yoktu hatırlayın. Tek tek, omuz omuza, her birimiz kendi cebimizden harcayarak şehir şehir gezdik. Muğla’da yaptığımız mitingi hatırlıyorum. 1947’deki Hürriyet Misakı’nı anlatmıştım. Yani Cumhuriyet’in tek partili dönemine bağıra bağıra söve söve geldiler, ama bu kabul edilirse 1947’nin gerisine giden bir Türkiye olacak demiştim örnek vererek. Ve biz bunu öngördük. Bugün yaşanan bütün bu çirkinliklerin, bu yanlışlıkların Türkiye’den kaçmak için gitmek için Almanca öğrenen doktorların olacağını öngördük. Gençlerin umutsuzluğunun ne hale geleceğini öngördük. Kayırmanın, liyakatsizliğin, hırsızlığın, çalmanın, çırpmanın nasıl olacağını öngördük. Ve o 2017’deki referanduma burayı şereflendiren sizler, hepimiz, her birimiz öyle çalıştık ki sadece ben 43 il gezmişim. Şimdi ne oldu? Biz haklı çıktık. Keşke haklı çıkmasaydık, haklı çıktık. Ne için biz her zaman haklının yanında durduk? Çünkü bizlerin en büyük özelliği milletimizi sevmek, o nedenle milliyetçi olmaktır. Milletimizin refahını, insanımızın geleceğini, gençlerimizin umudunu düşünmek o nedenle milliyetçi olmaktır. Cumhuriyet değerlerimize inanmak, onlara sahip çıkmak, Atatürk’ümüzün ortaya koyduğu o vizyonu 21.yy’a taşımak. Bizim çocukluğumuzdan itibaren getirdiğimiz mirastır bu. İstiklal Mücadelesini bilmek, ondan ders çıkarmak, ona saygı duymak, kadınıyla erkeğiyle o dönemde bu vatan kurtulsun diye çocuğuyla top mermisi arasında tercih yapan anaların torunları olarak Cumhuriyet’e, İstiklal Savaşı’na, Milli Mücadele’ye, Atatürk’ümüze sahip çıkmak. Onun için biz haklı çıktık, onun için bizim referanslarımız burası olduğu için haklı çıktık. Evet milliyetçilik demokrasi ile eş gider. O nedenle de tek adamlığın Türkiye’nin iyi kötü geldiği demokrasi mücadelesinde daha geriye gideceğini bildik, inandık, onun için cansiperhane çalıştık. Arkadaşlarımız dövüldü bizim. Benim kendi şehrimde 2017’de Kocaeli’nde yaptığımız mitingde çok kalabalık bir mitingde lokma dağıtan kadınlarımızı gelip dövdüler. Bu mücadelenin nasıl bir mücadele olduğunu gençler unutmayacaksınız. Siz unutursanız Cumhuriyet yıkılır. Siz unutursanız Atatürk unutulur. Siz unutursanız bu ülke batar. Dolasıyla bu ucube sisteme her birimiz hangi imkanımız varsa onu ortaya koyarak irade koyduk. Siz bu ülkenin asil evlatları asıl unsurları ve aynı zamanda en demokrat bireylerisiniz. Her birinizle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her birinizin önünde saygıyla, ihtiramla eğiliyorum.

 

 

 

İYİ Parti 5 yıllık bir parti olabilir ama İYİ Parti ezilenin yanında, haklının yanında, hakkın yanında, haksızlığı yapanın karşısında, zulmün karşısında, zalimin karşısında duran bireylerin kurduğu bir siyasi partidir. Bunu hiçkimse unutmayacak. Onun için cesuruz, onun için iyiyiz. Bunları hatırlatmak istiyorum. Biz 5 yıl önce kurulmuş bir parti olabiliriz ama kökümüz Cumhuriyet’in kurulduğu yıllardır. Kökümüzün Cumhuriyet’i kuran Atatürk’ümüzün yanında duranların yanıdır. Onların torunları, onların çocuklarıyız biz. Ve biz haksızlığın karşısında durur, eziyet edilenin yanında durur, eziyet edenin kolunu bacağını kırar ama bunu anlatmayız. Biz mağduriyet üzerinden ağlamayız.

Biz vakarlı insanlarız. Bizi biz yapan başka şey de evet milliyetçiyiz, demokrasiye kalpten inanırız, demokratız, Cumhuriyet’in her bir değerini 21.yy değer setleriyle yan yana getirmek için çalışır, gayret ederiz ama aynı zamanda bir milliyetçinin yapması gereken şey bu ülkenin insanlarının refahını sağlamaktır. Zenginliği doğru dağıtmaktır, fakir bırakmamaktır. Aç açıkta insan koymamaktır. Kayırmanın önüne geçmektir. İstihdam yaratmaktır ve kalkınmayı sağlamaktır. Onun için biz aynı zamanda kalkınmacı bir partiyiz. Şimdi bu tek adam rejiminin getirdiği halimize bakalım. Aynı zamanda İYİ Parti aklın ve stratejinin odakta olduğu, her bir bireyinin aklını öne koyduğu bir siyasi partidir. Onun için 31 Mart’ta CHP ile ortak ittifak halinde gitmeyi sizlerin önerisiyle CHP’ye teklif eden siyasi aklın temsilcileriyiz. Buradaki amacımız neydi özellikle benim İstanbul’du hedefim. Ankara’nın, İstanbul’un ve pek çok büyükşehirin bu çalma çırpma eylemlerinin odağında olan, kayırmacılığın artık dibine gelinmiş, sizin haklarınızın sizin imkanlarınızın hoyratça, zorbaca yandaşlara dağıtıldığı bu harami düzenin sandıkta yıkılması için, helal oylarınızla yıkılabilmesi için belediyelerin özellikle büyükşehir belediyelerinin sandıkta demokrasi ile alınmasını sağlamaktı. Bu işin oy meselesi ayrı. Kapatın gözlerinizi. Türkiye’ye sesleniyorum; Ey Milletim! Kapatın gözlerinizi. İYİ Parti kurulmamış olsaydı, bu saygı değer kardeşlerim direnmemiş olsaydı, pek çok şeyi feda etmemiş olsaydı bugün 13.Cumhurbaşkanı 6’lı Masa’nın diyebilir miydik? 6’lı Masa’nın olacağını söyleyebilir miydik? Bugün bu ülkede neler konuşuyor olacaktı? Biz rahat bozan bir partiyiz. Biz yanlışlıkların üzerine giden bir partiyiz ama aynı zamanda çözüm üreten bir partiyiz. Beraber seçime girdik. Partililerimizle konuştum ve hepsi dedi ki İstanbul’u, Ankara’yı ve diğer şehirleri almalıyız. Allah sizden razı olsun. Siz dediniz ben yaptım ve ne oldu? İYİ Parti olsaydı, bu ittifak olmasaydı İstanbul alınabilir miydi? Bazılarının sinir sistemi bu derece bozulabilir miydi? İstanbul alındı, Ankara alındı ve 11 büyükşehir alındı. İstanbul ağabeyi kahretti, çok fena oldu. İstanbul’da seçimleri iptal etti, sonra daha büyük farkla kaybetti. İşte bu, bu milletinin; ferasetinin, irfanının ve milli iradesine el uzatanın elini sandıkta kırma eyleminin bir sonucudur. Ama bunlar ders almıyor. Dönüldü şimdi de “ahmaklık” dediği için İstanbul Belediye Başkanı’nın mahkemesi 2 yıl 7 ay ceza alması. Valla İYİ Parti açısından bakıldığında tarih tekerrür ediyor. 1998, Sn Erdoğan okuduğu bir şiir sebebiyle mahkemeye çıktı ve o mahkemede aynı şekilde mahkum oldu, görevden gitti ve 3 ay-4 ay civarında hapis yattı. O hapise giderken, o Saraçhane’deki bir büyük kalabalık vardı. Karşınızda duran Genel Başkanınız da oradaydı. Malum bizim geldiğimiz yer demin anlattığım haksızlığın karşısında durmak. Haksızlık yapan ne kadar zalim olursa olsun onun karşısında dikilmektir. Çünkü Milli Mücadele’nin içinde yer almış kadın ve erkeklerin iradesinin şekillendiği, tecelli ettiği insanlarız biz. Doğduğumuz günden itibaren tercihlerimiz bu yönde oldu. Çok enteresan, oradaydım ve yine oraya gittim. Sn İmamoğlu’nun davasının görüldüğü gün yine oradaydım. Bunları niçin anlattım? Aslında deminden beri “Biz kimiz?” sorusuna cevap vermeye çalışıyorum. 12 Eylül’ü hatırlıyorsunuz dimi? Bu salondaki benim yaşıtım olan hangi siyasi görüşte olursa olsun pek çok insan işkence gördü ama o zaman bile yargıçlar cübbelerine düğme dikmemişlerdi. Bugün yargı, o günden daha vesayet altında , daha fazla emir komuta zincirinin içinde.

ONUNLA BUNUNLA ANLAŞARAK DEĞİL. ONDAN BUNDAN BİR ŞEYLER İSTEYEREK DEĞİL, KENDİMİZ İRADEMİZLE, ÇALIŞKANLIĞIMIZLA, GÜCÜMÜZLE, MİLLETİMİZİ İKNA EDEREK BİRİNCİ PARTİ ÇIKACAĞIZ

Ey bugün şımarıkları, bugünün zorbaları, bugünün hırsızları, bugünün korkakları bizi iyi tanıyın; bizi iyi bilin. Biz kan kusup kızılcık şerbeti diyenleriz. İşte bütün bu şartlarda 2023’te yapılacak o seçimi kazanmak zorunda olduğumuzu bilenleriz. Onu kazanmak zorunda olduğumuzu bildiğimiz için milletimizin geleceği için bu iradeyi koymak zorunda olduğumuzu bildiğimiz için buna inandığımız için geçmişimiz bugüne kefil olduğu için biz bu işi başaracağız. Vallahi başaracağız! Billahi başaracağız! Biz başaracağız! İddia ediyorum bu seçimi alacağız ve sizden istediğim şudur arkadaşlar birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Onunla bununla anlaşarak değil, onunla bununla kapı arkalarında ahbaplık ederek değil, ondan bundan bir şeyler isteyerek değil, türküde dediği gibi “Minnet eylemem” kendimiz irademizle, çalışkanlığımızla, gücümüzle, milletimizi ikna ederek birinci parti çıkacağız inşallah. Size inanıyorum, size güveniyorum ve sizinle beraber olduğum için, Genel Başkanınız olduğum için, özellikle İYİ Parti’nin bir neferi olduğum için, senin gibi gençlerin anası olduğum için, senin gibi gençlerin yarını için ne gerekiyorsa yapacağımız için inşallah birinci parti çıkacağız. Burada olmaktan gurur duyuyorum. Allah her birinizden razı olsun. Haklarınızı helal edin. Allah’a emanet olun.

İLGİLİ HABERLER
kaynak: yeniçağ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.